Lise ve Ortaokul Öğrencilerinin Dijital Şiddet Algısı Benzer Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, Aralık 2024’te ortaokul öğrencileri üzerinde gerçekleştirilen araştırma, Şubat 2025’te lise 10 ve 11. sınıf öğrencilerine de uygulandı. Türkiye’nin 26 farklı ilinden 7 bin 511 lise öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, lise öğrencilerinin dijital şiddet konusundaki algısı, ortaokul öğrencileriyle büyük ölçüde benzerlik…
Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, Aralık 2024’te ortaokul öğrencileri üzerinde gerçekleştirilen araştırma, Şubat 2025’te lise 10 ve 11. sınıf öğrencilerine de uygulandı. Türkiye’nin 26 farklı ilinden 7 bin 511 lise öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, lise öğrencilerinin dijital şiddet konusundaki algısı, ortaokul öğrencileriyle büyük ölçüde benzerlik gösterdi. En fazla şiddet algısı, özel bilgi ve fotoğraf paylaşımıyla tehdit edilmek olarak belirlendi.
Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin dijital şiddet olarak algıladığı davranışlar arasında özel bilgi ve fotoğrafların internet ortamında paylaşılmasıyla tehdit en önde geliyor. Aynı zamanda, sosyal medyada gönderilerin kasten beğenilmemesi, beğenilerin geri çekilmesi ve dijital ortamda gruplara alınmama gibi durumlar da şiddet olarak algılanıyor.
Araştırma, lise öğrencilerinin dijital ortamı toplumda şiddet olaylarının en çok görüldüğü yer olarak tanımladığını gösterdi. Katılımcıların büyük bir kısmı dijital ortamda şiddetin yaygın olduğunu belirtirken, siber zorbalıkla ilgili veriler de dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Araştırma, dijital şiddetin sadece mağduriyet boyutuyla sınırlı kalmadığını, öğrencilerin hem mağdur hem tanık hem de uygulayan konumunda olabildiğini gösterdi. Bu durum, dijital ortamın çift yönlü bir şiddet alanına dönüştüğünü vurguladı.
Araştırma sonuçları, dijital şiddetin gençler arasında yaygınlaşmasıyla birlikte sosyal ilişkiler ve öğrenilen davranış kalıplarıyla da bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Bu nedenle, gençlerin sosyal duygusal becerilerinin geliştirilmesi ve dijital mecralarda kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi önem arz etmektedir. Ailelerin de dijital mecralar konusunda eğitilmesi ve toplum genelinde farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Ayrıca, koruyucu ve önleyici müdahale sistemlerinin güçlendirilmesi ve etkin dijital farkındalık stratejilerinin oluşturulması da önemli adımlardır. Bu kapsamda, kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve ailelerin işbirliğiyle etkili bir tedbir sistemi geliştirilmesi önerilmektedir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]